Cumartesi akşam 7 den sonra gençlerin eğlencesi ile
başlayan oyunlar yaklaşık 200 kişinin katılımı ile gece yarısına kadar sürdü.
Daha sonra gençlerin yaktığı ateşin etrafında mısır pişirilerek günün ilk
ışıklarına kadar eğlence devam etti. İnderesi gecelerinin
soğuna alışık olmayanlar için oldukça serin bir
geceydi. Piknik yerinde Selçuk’un açtığı stantta bütün hazır kahvelerin
tükenmesi gecenin ne kadar soğuk geçtiğinin bir göstergesiydi fakat ortamı
ısıtan havaya doğru şeşen yapmak istercesine yükselen
alevlerin sıcaklığı oldu.
Köy sabahları her zaman erken başlıyor, havasından mı
bilmiyorum ne kadar geç yatılırsa yatılsın sabah erkenden zinde ve dinç olarak
kalkıyorsunuz.
Asıl piknik organizasyonu Pazar günü öğle saatinde yemek
verilerek başladı. Yemek olarak seçilen menü doğru olsa da, yemeklerin bir
kısmının tabaklara fazla konulması nedeni ile yenilmeyerek dökülmesine sona
kalanların da nerede ise yemek bulamamasına neden oldu. Bundan sonraki
pikniklerde kültürümüze yakın yiyeceklerin sunulması daha iyi olur. Kazan kazan pişen Psıhaliveler, Mis
gibi kokan Velibahlar, Gubateler,
Şipsi-Baasteler, Metekoeyler bu tatları bilmeyen yeni neslin tatması için de
bir fırsat, yaşı ilerlemişler için ise güzel bir hatırlatma olur. Ben şimdiden
önümüzdeki yıl yapılacak pikniği dört gözle bekler oldum.
Pazar günkü pikniğe gerçekten beklenenin üstünde bir
katılım ve ilgi oldu.500 kişilik yemek yapıldığına ve yemeklerin de hepsinin
tükeniği varsayılırsa katılımın en az 500 kişi olduğunu söyleyebiliriz. Bu
kadar çok kişinin katılması insanımızın ne kadar çok köyüne düşkün olduğunun
bir göstergesiydi. Fakat bu kadar çok insanın bir arada bulunduğu ortamda
geçmişimizi, mezarlarımızı, evlerimizi, oyun oynadığımız çayırları, soğuk
suyunu içtiğimiz kaynak sularını, bahçelerinde yetişen yemeğe doyamadığımız o
mis kokulu sebze ve meyvelerinin baraj altında kalması ile ilgili alınacak
önlemlerden de bahsedilmesi iyi olacaktı.
Aslında piknik olarak planlanan organizasyon katılımın
beklenenden çok olması nedeni ile şenlik havasına girdi. Dolayısıyla
organizasyonda bazı eksikliklerin oluşmasına neden oldu. Adana Kafkas Derneği
ekibinin gösterileri büyük çoşku ve beğeni ile
izlendi. Fakat gösteri aralarında küçük yarışmalar olsa ortam daha da
renklenebilirdi. Önümüzdeki yıl planlamada bu tür yarışmalar ilave edilebilir.
Toplantı iki güne yayılarak cumartesi sülaleler arasında yapılacak halat çekme
yarışı, voleybol v.b., Benegue-Babugey arasında yapılacak futbol karşılaşması v.b,
çocuklar için dev cüce yerine teg-dıs
şeklinde yarışmalar yapılabilir.
Misafirler için portatif oturma yerlerinin yapılması da iyi
olacaktır.
Bu tür toplantılar birbirini tanımayan farklı kuşakların
birbirini tanımasını ve kaynaşmayı amaçlamalıdır. Bu konuda da gerekli
çalışmalar yapılmalıdır. Ben dışarıda ikamet eden birisi olarak katılımcıların birçoğunu tanıyamadım.
Yahyalı Kaymakamı Sayın İdris AKBIYIK’ın
pikniğe katılması çok önemli bir jest olmuştur. Umarım bundan sonraki
yıllarda daha üst düzeyde bürokratların katılımı da gerçekleşir.
Köy tarihi ve köyümüzün yetiştirmiş olduğu büyükler
hakkında Şahin Yıldız KAMGUL’un verdiği bilgiler çok
değerliydi.
Bu pikniğin gerçekleşmesi için
sanal ortamda bizleri bir araya getireren Şimtaz Mutlu’ya, Piknik düşüncesi
oluşunca işe sahip çıkan ve gerçekleşmesinde büyük katkısı olan başta Dzibe Ertuğrul Abiye, Şelpag
Hamit Abiye, Köy Muhtarımız Recep Dinçer’e, Hakuj Enver’e, Ademey Ahmet’e, Muğelh Hatice’ye, Kangul Alper’e,
Harıf Selçuk’a ve adını sayamadığım bütün katkı
sağlayanlara ve her şeyden önemlisi büyük bir coşkuyla organizasyona katılan
değerli hemşerilerime çok teşekkür ederim.
Son bir not olarak da köyün gençleri bu pikniğin
gerçekleşmesinde ve bundan sonra devam etmesinde çok önemli sorumlulukları ve
görevlerinin olduğunu unutmamalıdırlar.
Saygı ve sevgilerimle.